PostHeaderIcon HZ.MUSA(A.S.)’IN HAYATI-7:İSRAİLOĞULLARININ NANKÖRLÜĞÜ VE MUSİBETLER DÖNEMİ

The Pyramids Piramitler   Msr 350x262 HZ.MUSA(A.S.)IN HAYATI 7:İSRAİLOĞULLARININ NANKÖRLÜĞÜ VE MUSİBETLER DÖNEMİ

Hayırlı Cumalar.bu güzel günü Yüce Allah hepimize mübarek kılsın inşaallah. Bursa’da bu gün çok güzel pırıl pırıl ,serin ama bol güneşli bir bahar sabahı yaşıyoruz. Bir taraftan da Hz. Musa(A.S.)ın hikayesini anlatmaya devam ediyoruz. Şöyle bir baktım da bu konuyu
yedi haftadır işliyoruz. Daha birkaç hafta da aktarmaya devam edeceğim Allahın izniyle. Hz. Musa geçen haftaki bölümde büyücülerle yaptığı mücadelede galip çıkmış, büyücüler iman etmiş ama firavun hala akıllanmamıştı. Bakalım bu hafta hikayemiz nasıl devam ediyor.

İsrailoğulları’nın Nankörlüğü

Büyücülerle olan karşılaşmasından sonra Hz. Musa uzun bir süre daha Mısır’da kaldı. Bu süre içinde Firavun’un Hz. Musa ve İsrailoğulları’na yönelik baskıları devam etti. Hz. Musa bir yandan Firavun ve onun baskılarıyla uğraşırken diğer yandan da İsrailoğulları’nı sabra davet ediyordu. İsrailoğulları’nın bir kısmı ise Hz. Musa’dan önce de sonra da baskı olduğunu ve değişen bir şey olmadığını söyleyerek, Hz. Musa’yı saygısız bir dille kendilerince eleştiriyorlardı:

Musa kavmine: “Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Allah’ındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir.” dedi.
Dediler ki: “Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da eziyete uğratıldık.” (Musa:) “Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizleri yeryüzünde halifeler (egemenler) kılacak, böylece nasıl davranacağınızı gözleyecek” dedi. (Araf Suresi, 128-129)

0 350x262 HZ.MUSA(A.S.)IN HAYATI 7:İSRAİLOĞULLARININ NANKÖRLÜĞÜ VE MUSİBETLER DÖNEMİ

İsrailoğulları’nın Hz. Musa’ya karşı gösterdikleri bu saygısız tavır, gerçekte bu kişilerin manen oldukça zayıf olduğunun bir göstergesidir. Allah kendilerini Firavun zulmünden kurtarmak üzere bir peygamber göndermiş ve onlardan sabretmelerini istemiştir. İmanları zayıf olduğu ve akletmeyen kişiler oldukları için, bu sabrı göstermemiş, nankörlük ederek Hz. Musa’ya karşı yakınmaya, söylenmeye başlamışlardır. Oysa gerçek bir mümine yaraşan tavır, her şart ve ortamda Allah’a şükretmek, Allah’ın çizdiği kaderin her anına razı ve teslim olmaktır.

Bir mümin, Allah kendisine her neyi takdir ederse etsin -bu, sıkıntı, zorluk, açlık, baskı, işkence de olabilir- hep Bediüzzaman Said Nursi’nin ‘elhamdülillahi ala külli hal” (her halde iken Allah’a hamdolsun) sözleriyle ifade ettiği teslimiyetli ruh hali içinde olmalıdır. Maddi sıkıntıları mümin için büyük bir manevi lezzete çeviren de bu teslimiyet ve tevekküldür.

Hz. Musa kıssasında ise, Allah bizlere İsrailoğulları’nın büyük kısmının bu şuurdan yoksun olduğunu göstermektedir. İsrailoğulları’nın üstteki ayette belirtilen yakınmaları, ilerleyen sayfalarda inceleyeceğimiz gibi, daha sonraki dönemlerde Allah’a karşı nankörlük ve isyanlarla devam edecektir. Allah bunları bizlere birer ibret olması için öğretmektedir. Firavun’un inkarı nasıl büyük bir ibret ise, o dönemde yaşayan İsrailoğulları’nın zayıf imanları ve hastalıklı kalpleri de yine bizler için birer ibret vesilesidir.

Musibetler Dönemi ve Firavun’un Akılsızlığı

Allah, inkarda direten Firavun ve kavmine peş peşe çeşitli belalar musallat etti. Öncelikle Mısır’da büyük bir kuraklık dönemi başladı. Mısır için su son derece önemliydi. Kuraklık onların hayatlarını da tehdit ediyordu. Dolayısıyla elde edilen tüm tarım ürünlerinde büyük bir azalma ve kıtlık başgösterdi:

Andolsun, Biz de Firavun aile (çevre)sini belki öğüt alıp düşünürler diye yıllar yılı kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık. (Araf Suresi, 130)

sphinx 1  350x283 HZ.MUSA(A.S.)IN HAYATI 7:İSRAİLOĞULLARININ NANKÖRLÜĞÜ VE MUSİBETLER DÖNEMİ

Allah’ın Firavun ve kavmine takdir ettiği felaketlerden biri de “kıtlık”tı. yanda, açlık çeken Mısırlıları gösteren bir Eski Mısır freski.
Bu ayetten anlaşıldığına göre bu kıtlık dönemi yıllarca sürdü. Yani Hz. Musa büyücülerle yaptığı mücadeleden sonra daha yıllarca Mısır’da kalıp burada Allah’ın dinini anlattı. Bu dönem içinde Allah Hz. Musa’dan kavmine rahat ibadet edebilmeleri için evler yapmasını istedi. Bu şekilde inananlar hep birlikte olacaklardı:

Musa ve kardeşine (şöyle) vahyettik: “Mısır’da kavminiz için evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınan (ve kıbleye dönük) yerler yapın ve namazı dosdoğru kılın. Mü’minleri de müjdele.” (Yunus Suresi, 87)

Hz. Musa ve ona iman edenler burada ibadetlerini yerine getiriyorlar, Allah’ı anıyorlardı. Mısır kavmi ise hala cehalet ve akılsızlık içinde kendi kendilerini kışkırtmaya devam ediyorlar, başlarına gelen belaların nedeninin ise Hz. Musa ve inananlar olduğunu düşünüyorlardı:

Firavun’un kavmine isabet eden felaketler, bazı Eski Mısır kaynaklarında da belirtilmektedir. Üstteki ünlü Ipuwer Papirüsü’nde (2. Bölüm, 5-6) aynen şöyle yazılıdır: “Felaketler tüm memleketi sarmıştı. Her yerde kan vardı…”

Onlara bir iyilik geldiği zaman “Bu bizim için” dediler; onlara bir kötülük isabet ettiğinde (bunu da) Musa ve beraberindekilerin bir uğursuzluğu olarak yorumlarlardı. Haberiniz olsun, Allah katında asıl uğursuz olanlar kendileridir; ama onların çoğu bilmezler. (Araf Suresi, 131)

Felaketler tüm memleketi sarmıştı. Buna rağmen Firavun ve yakın çevresi kendi sapkın çok tanrılı sistemlerine, putperest inanışlarına yani “atalarının dini”ne öylesine koyu bir taassupla bağlanmışlardı ki hiçbir şekilde bundan dönmeyi göze almıyorlardı. Hz. Musa’nın getirmiş olduğu iki mucize yani elinin bembeyaz çıkması ve asasının yılana dönüşmesi bile onları batıl inançlarından döndürmemişti. Başka mucize getirse bile onu kabul etmeyeceklerini ve ona inanmayacaklarını söylüyorlardı:

Onlar: “Bizi büyülemek için mucize (ayet) olarak her ne getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz” dediler. (Araf Suresi, 132)

picture34 HZ.MUSA(A.S.)IN HAYATI 7:İSRAİLOĞULLARININ NANKÖRLÜĞÜ VE MUSİBETLER DÖNEMİ

Bu tutumlarının karşılığında Allah, onlara dünyada da bir azap tattırmak için ayetin ifadesiyle “ayrı ayrı mucizeler” (Araf Suresi, 133) olarak felaketler yolladı. Bunlardan ilki, yukarıda da söz ettiğimiz gibi kuraklık ve dolayısıyla elde edilen ürünlerin azalmasıydı.

Mısırlılar tarım sistemlerini Nil nehrine dayandırmışlardı ve bu sayede doğal şartların değişimi onları etkilemiyordu. Mısır topraklarına yağmur yağmasa da Nil nehri Afrika’nın içlerinden gelerek en sıcak mevsimlerde bile bol su getiriyordu. Ancak Firavun ve yakın çevresinin Allah’a karşı büyüklenmesi ve Allah’ın peygamberini tanımaması sebebiyle kendilerine beklenmedik bir felaket olarak kuraklık geldi. Bu kuraklık, kendi kavmine, “Ey kavmim, Mısır’ın mülkü ve şu altımda akmakta olan nehirler benim değil mi? Yine de görmeyecek misiniz?” (Zuhruf Suresi, 51) diye seslenen Firavun’u da en açık biçimde yalanlıyordu.

Fakat ayette de belirtildiği gibi inkarcı kavim, “öğüt alıp düşünmeleri” gerekirken bu olanları Hz. Musa’nın ve İsrailoğulları’nın getirdiği bir uğursuzluk olarak kabul ettiler. Batıl inançları ve atalarının dini sebebiyle böyle bir düşünceye saplanmışlardı. Bu yüzden de büyük sıkıntılar çekmeye mahkum oldular. Ancak başlarına gelecekler bununla sınırlı değildi. Bu, daha başlangıçtı. Allah, üzerlerine bir seri felaket gönderdi. Bu felaketler Kuran’da şöyle bildirilmiştir:

Bunun üzerine, ayrı ayrı mucizeler (ayetler) olarak üzerlerine tufan, çekirge, buğday güvesi, kurbağa ve kan musallat kıldık. Yine büyüklük tasladılar ve suçlu-günahkar bir kavim oldular. (Araf Suresi, 133)

063a HZ.MUSA(A.S.)IN HAYATI 7:İSRAİLOĞULLARININ NANKÖRLÜĞÜ VE MUSİBETLER DÖNEMİ

Onlar ise bu azaba rağmen inkara devam ettiler. Hatta bu azabın, inkarları dolayısıyla Allah’tan gelen bir bela olduğunu anladıklarında dahi inkarı sürdürdüler. Firavun ve yakın çevresi Hz. Musa’yı ve dolayısıyla Allah’ı (Allah’ı tenzih ederiz) kandırmayı denediler. Korkunç azaplar üstüste üzerlerine gelince Hz. Musa’yı çağırarak, kendilerini bundan kurtarmasını istemişlerdi:

Başlarına iğrenç bir azap çökünce, dediler ki: “Ey Musa, Rabbine sana verdiği ahid adına bizim için dua et. Eğer bu iğrenç azabı üzerimizden çekip giderirsen, andolsun sana iman edeceğiz ve İsrailoğulları’nı seninle göndereceğiz.” Ne zaman ki, onların erişebilecekleri bir süreye kadar, o iğrenç azabı çekip giderdik, onlar yine andlarını bozdular. (Araf Suresi, 134-135)

Dikkat edilirse burada inkarcı kavmin kullandığı sözler, şeytanın inkarına benzemektedir. Şeytan Allah’ın varlığını bilmesine rağmen O’na itaati reddetmiştir. Firavun kavmi ise, belaları “Musa’nın Rabbi” olarak tanımladıkları Allah’ın verdiğini anlamalarına rağmen, Allah’a ve elçisine itaati reddetmiştir. Allah’ın varlığını anlayıp idrak etmişler, fakat kibirleri, inatçılıkları ve atalarının dinine körü körüne bağlılıkları nedeniyle inkarı sürdürmüşlerdir.

Hz. Musa ise uzun bir zaman kavmini uyarmış, onlara dini anlatmıştır. Allah’ın delili olan pek çok mucizeyi göstermiştir. Allah bu inkarcı kavmi belki doğru yola dönerler diye musibetlere uğratmıştır; fakat hiçbiri putperest dinlerini bırakıp kendilerini yaratmış olan gerçek Rabbimiz olan Allah’a dönmemişlerdir. Allah, Kuran’da Hz. Musa’nın Firavun’a herşeyi anlattığını, onun ise tüm gücü ile peygambere karşı geldiğini şöyle haber verir:

Musa (olayın)da da (düşündürücü ayetler vardır). Hani Biz onu açık bir delille Firavun’a göndermiştik; Fakat o, ‘bütün kişisel ve askeri gücüyle’ yüz çevirdi… (Zariyat Suresi, 38-39)

065a HZ.MUSA(A.S.)IN HAYATI 7:İSRAİLOĞULLARININ NANKÖRLÜĞÜ VE MUSİBETLER DÖNEMİ

Bu katı inkar karşısında Hz. Musa, Rabbimize bu inkarcı kavme azap vermesi için dua etmiştir:

Musa dedi ki: “Rabbimiz, şüphesiz Sen, Firavun’a ve önde gelen çevresine dünya hayatında bir çekicilik (güç, ihtişam) ve mallar verdin. Rabbimiz, Senin yolundan saptırmaları için (mi?) Rabbimiz, mallarını yerin dibine geçir ve onların kalblerinin üzerini şiddetle bağla; onlar acı azabı görecekleri zamana kadar iman etmeyecekler.” (Allah) Dedi ki: “İkinizin duası kabul olundu. Öyleyse dosdoğru yolda devam edin ve bilgisizlerin yoluna uymayın.” (Yunus Suresi, 88-89)

Allah Hz. Musa’nın bu duasına icabet etmiştir. Kendilerine yapılan tüm uyarılara karşı hak dine yönelmeyen Firavun ve yakın çevresi “acı azapla” karşılaşıp mallarıyla birlikte yerin dibine geçmişlerdir.

16 Yorum “HZ.MUSA(A.S.)’IN HAYATI-7:İSRAİLOĞULLARININ NANKÖRLÜĞÜ VE MUSİBETLER DÖNEMİ”

  • feyza diyor ki:

    Selamunaleykum…yine demekten ben yoruldum ama  maşallah siz hiç yorulmuyorsunuz…Rabbim muvaffak kılsın…bu konu çok ilgimi çekti büyük bir dikkatle okudum yazdıklarınızı…dünyanın tek lanetlenmiş yaşayan milleti…iflah olmyacak bir toplum…zaten israilin yaptıkları ile de herşey doğruluğa kavuşuyor…kendilerine gönderilmiş bir peygamberi öldüren  toplumdan sakınmak gerek…paylaşımlarınız için teşekkürler….

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    Canım Feyzacım nasılsın? Seni burada gördüğüme çok sevindim. Hayat nasıl gidiyor? Evet Her cuma Aktarabildiğim kadar Bir peygamberimizin hayatını yayınlıyorum. 7 haftadır Hz. Musayı anlatıyorum. Onları bilmek gerek diye düşünüyorum.  Hz. Yusuf (a.s.) ı tanıdık, sonra bak neler neler olmuş .mısır yine putlaşmış,Hz. MUsa neler çekmiş. Bunları aktararak benim de onları tanımamız konusunda küçük bir faydam olsun istedim. seni çok öpüyorum.Allaha emanet ol kardeşim…

  • feyza diyor ki:

    selamunaleykum…evet mükemmel bir sıralama yapmışsınız…maşallah…sizin bu araştırıp insanlara aktarma yönünüze gıpta ediyorum…Rabbim muvaffak kılsın….

  • feyza diyor ki:

    Selamunaleykum…nasılsınız iyisiniz inşallah…size harika bir flim önermek istiyorum…izleyince aklıma direk siz geldiniz…PRESTİJ…mantık ve kuramlar üzerine kurulmuş çok zekice bir flim…Allaha emanet…

  • yumaksepeti diyor ki:

    Feyzacım nerelerdesin, ne çok özlemişim seni. Mutlaka izleyeceğim Allah kısmet ederse…. Nasıl gidiyor hayat. Sen de Yüce Allaha emanet ol canım kardeşim….

  • deniz cansu diyor ki:

    Maşallah diyeyim nazar değmesin tülin abla.
    Hakikaten hz Musa’yı VE  tebliğini,Firavunun azgınlıklarını yüce Kur’an-ı Kerimden alıntılarla çook güzel ve öğretici bir biçimde işlemişsin…
    Yazılarının devamını bekliyeceğim…
    ALLAH’A emanet ol…

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    Teşekkür ederim Denizcim. Birçok kaynak araştırıyorum ve engüzelini aktarmaya çalışıyorum . Şu ara her cuma Peygamberler Tarihini işliyorum. Hz. Adem (A.S.)dan ,sevgili peygamberimiz e kadar yavaş yavaş gelmeye çalışıyorum..SOnra başka projelerim de olacak  inşaallah. sen de  Yüce Allaha emanet ol canım kardeşim….

  • deniz cansu diyor ki:

    Ablacığım yeni projelerini merakla bekliyeceğim.
    Peygamberlerin hayatı hep merak ettiğim bir konudur.

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    Daha nice güzel konularda buluşacağız inşaallah denizcim, merak etmeyesin sevgilerimle,

  • derya diyor ki:

    ablacım hz yusuf filminin yönetmeni yeni bir film daha yani böyle peygamberlerin hayatını anlatan filmler yapıyormudur acaba  yapıyorsada kimin hayatını çevirecek acaba

  • yumaksepeti diyor ki:

    Deryacım Feracullah Silahşur,yani Hz. Yusuf Dizisinin Yönetmeni Daha önce Hz. Eyyüp ve Ashaı Keyf fimlerininde yönetmenliğini yapmış. İnanıyorum ki şu an aklında yeni dini içerikli filmler vardır….

  • derya diyor ki:

    biliyorum onun filmlerini yani meryem ashabı kehf ömer muhtar filmlerini izledim umarım dediğin gibi yeni filmler aklındadır ve umarım yine mustafa zamani oynar o gerçekten peygamber rolüne çok yakışıyor değilmi ama

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    Evet bence de çok yakışıyor Deryacım, Allah ona güzel bir suret vermiş gerçekten…

  • derya diyor ki:

    değilmi ama çok güzel yüzlü sanki filmde onun yüzüne hz yusufun güzelliği yansımış çok seviyorum ben mustafa zamaniyi tabi birde sizi bu sitede emeği geçen herkese sonsuz sevgiler

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    Aaaa, Bir önceki sayfaya aynı yorumu ben sana yazmıştım Deryacım. Gerçekten Hz. yusuf dizisinde yusuf peygamberin güzelliği yansımış ona. Aynı şeyleri düşünmüşüz demekki.

  • derya diyor ki:

    kalpten geçenler gerçekten aynı ne kadar güzel bende daha yeni baktım diğer sayfadaki bana yazdığın yoruma abla ben çok soru soruyorum umarım seni sıkmıyorumdur

Yorum Yaz

Arşivler
Giriş
Bumerang - Yazarkafe