PostHeaderIcon HZ.SÜLEYMAN(A.S.)-2:BELKIS VE HÜDHÜD’ÜN HİKAYESİ

photo lg yemen HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 2:BELKIS VE HÜDHÜDÜN HİKAYESİ

hayırlı cumalar canlarım. Bugün Hz. süleyman yazı dizimizde Belkıs ve Hüdhüd kuşunun hikayesine değindim. Züleyha ismi nasıl Hz.Yusuf ile anılırsa, Belkıs denilince akla Hz. süleyman gelir…

Süleyman (a.s.) ve Belkıs

Belkıs, Sebe’ kraliçesinin ismidir. Hz. Süleyman’ın hizmetinde bulunan Hüdhüd’ün haberi sonucu Süleyman (a.s.) ona mektup yazar. Durumu kendi adamlarıyla görüşen Belkıs maiyetinden bazısı ve birtakım hediyelerle yurdundan kalkar ve Hz. Süleyman’ın ziyaretine gelir. Bu ziyaret ve ona tekaddüm eden mektup olayı üzerine de teşekkül eden hayli zengin efsâneler kitaplara konu olmuştur.

persianminiaturejalali HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 2:BELKIS VE HÜDHÜDÜN HİKAYESİ

Süleyman (a.s.) ve Hüdhüd:

Halkımız arasında “ibibik” ve “çavuş kuşu” gibi isimlerle anılan hüdhüd, müslümanlarca muhterem tanınan bir kuştur ve Hz. Peygamber öldürülmesini ve avlanmasını yasak etmiştir (Ebû Dâvud, Edeb 164; İbn Mâce, Sayd 10; Dârimî, Edâhî 26). Başında dikkat çeken bir sorgucu bulunan bu kuşun huy ve itiyatları hakkında pek çok şey söylenmiştir. Ana ve babasına gösterdiği hürmet özellikle belirtilir. Hüdhüdün ölen anasını kefenleyerek cesedini, bir istirahat yeri buluncaya kadar, sırtında ve başında taşıdığı yolunda bir hikâye anlatılır ve sırtının kahverengi oluşu buna bağlanır. Eşi ölünce hüdhüd yeni bir eş aramaz. Ebeveyni yaşlanınca, onların yiyeceklerini temin eder (İslâm Ansiklopedisi, Hüdhüd maddesi).

Kısaca tanıtılmaya çalışılan hüdhüdün Hz. Süleyman ile Belkıs kıssasında rolü büyüktür. İbn Abbas’tan nakle göre, Hz. Süleyman (a.s.)’ın özellikle hava yolculuklarında kendisi ve ordusu için su lâzım olduğunda hüdhüdü çağırırdı. Hz. Süleyman’ın su mühendisi olan bu kuş, insanların yeryüzünde olan bir cismi gördükleri gibi arzın derinliklerinde bulunan suyu görür ve onun ne kadar derinlikte olduğunu da anlardı. Suyun yer ve derinliği böylece keşfedildikten sonra Süleyman görevlilere emreder, orası kazılır ve su çıkarılırdı (İbn Kesir, Tefsir 5/227-228; Taberî, Tefsir 19/143). Ordusunda bu kadar önemli bir görev yaptığı söylenen hüdhüdü bir gün Hz. Süleyman arar. “(Bir gün Süleyman) Kuşları gözden geçirdikten sonra şöyle dedi: ‘Hüdhüdü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?” (27/Neml, 20) Hüdhüdü aradığı anda bulamayan Hz. Süleyman kızar ve şöyle der: “Ya bana (mâzeretini gösteren) apaçık bir delil getirecek, ya da mutlaka onu şiddetli bir cezayla azâba uğratacağım veya boğazlayacağım!” (27/Neml, 21)

Derken Hüdhüd çok beklemedi, çıkageldi ve (Süleyman’a) şöyle dedi: “Senin bilmediğin bir şey öğrendim. Sebe’den sana sağlam bir haber getirdim.”

“Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm.”

“Onun ve kavminin, Allah’ı bırakıp güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve böylece onları yoldan çıkarmış. Bu yüzden de onlar doğru yolu bulamıyorlar.”

“Göklerde ve yerde gizli olanı ortaya çıkaran, sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilen Allah’a secde etmesinler diye (şeytan onları yoldan çıkarmış.)”

Süleyman, Hüdhüd’e şöyle dedi: “Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mısın, göreceğiz.”

“Benim şu mektubumu götür onlara at, sonra da yanlarından ayrıl ve ne sonuca varacaklarına bak.”

Sebe kraliçesi Belkıs dedi ki: “Ey ileri gelenler! Bana çok önemli bir mektup atıldı.”

“Mektup Süleyman’dan gelmiştir. O, “Bismillahirrahmânirrahîm” diye başlamakta ve içinde ‘Bana karşı büyüklük taslamayın ve teslimiyet göstererek bana gelin’ denilmektedir.”

“Ey ileri gelenler! Durumum hakkında bana görüş bildirin. Sizler yanımda bulunmadıkça hiçbir işe kesin olarak karar vermem.”

Dediler ki: “Biz güçlü kimseleriz ve çetin savaşçılarız. Emir senin. Ne emredeceğini düşün.”

QueenSheba3vu HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 2:BELKIS VE HÜDHÜDÜN HİKAYESİ

(Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: “Krallar bir memlekete girdi mi, orayı harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hale getirirler. İşte onlar böyle yaparlar.”

“Ben onlara bir hediye gönderip elçilerin ne haber ile döneceklerine bakacağım.”

(Elçilerin sözcüsü) Süleyman’ın huzuruna gelince, Süleyman ona şöyle dedi: “Siz beni mal ile desteklemek (ve böylece etkilemek) mi istiyorsunuz? Oysa Allah’ın bana verdiği size verdiğinden daha hayırlıdır. Fakat hediyenizle ancak siz sevinirsiniz.”

“Sen onlara dön. Andolsun, biz onlara, karşı koyamayacakları ordularla gelir ve onları oradan aşağılanmış ve küçük düşürülmüş olarak çıkarırız.”

Süleyman, “Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun (kraliçenin) tahtını getirebilir?”

Cinlerden bir ifrit,”Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir biriyim” dedi.

Kitaptan bilgisi olan biri, “Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm” dedi. Süleyman tahtı yanında yerleşmiş halde görünce şöyle dedi: “Bu, şükür mü, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemek için, Rabbimin bana bir lütfudur. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse (bilsin ki) Rabbim her bakımdan sınırsız zengindir, cömerttir.”

Süleyman, “Tahtını tanınmaz hale getirin. Bakalım tanıyacak mı, yoksa tanımayacaklardan mı olacak?” dedi.

Belkıs gelince, “Senin tahtın böyle mi?” denildi. O da, “Sanki o! Fakat zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz teslimiyet göstermiştik” dedi.

Daha önce Allah’tan başka taptığı şeyler ona engel olmuştu. Çünkü o inkâr eden bir kavimden idi.

Ona “köşke gir” denildi. Köşkü görünce onu(zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman ona “Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür” dedi.

Belkıs, “Ey Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmetmiştim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum” dedi.

qu sheba1 HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 2:BELKIS VE HÜDHÜDÜN HİKAYESİ

Tevrat ve Zebur’da Krallar kitabında Süleyman ve Belkıs\’ın hikayesi şöyle anlatılır.

Saba Kraliçesi, RAB’bin adından ötürü Süleyman\’ın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.

Çeşitli baharat, çok miktarda altın ve değerli taşlarla yüklü büyük bir kervan eşliğinde Yeruşalim’e gelen kraliçe, aklından geçen her şeyi Süleyman’la konuştu.

Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.

Süleyman’ın bilgeliğini, yaptırdığı sarayı, sofrasının zenginliğini, görevlilerinin oturup kalkışını, hizmetkârlarının özel giysileriyle yaptığı hizmeti, sakilerini ve RAB’bin Tapınağı’nda sunduğu yakmalık sunuları* gören Saba Kraliçesi hayranlık içinde kaldı.

Krala, “Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş” dedi,

“Ama gelip kendi gözlerimle görünceye dek inanmamıştım. Bunların yarısı bile bana anlatılmadı. Bilgeliğin de, zenginliğin de duyduklarımdan kat kat fazla.

Ne mutlu adamlarına! Ne mutlu sana hizmet eden görevlilere!

Çünkü sürekli bilgeliğine tanık oluyorlar.

Saba Kraliçesi krala 120 talant*fl* (Yaklaşık 4.1 ton.) altın, çok büyük

miktarda baharat ve değerli taşlar armağan etti. Krala o kadarbaharat armağan etti ki, bir daha bu kadar çok baharat görülmedi.Bu arada Hiram’ın gemileri Ofir’den altın ve büyük miktardaAlmug(“Almug”: Ne çeşit ağaç olduğu bilinmiyor. Bir türardıç ağacı olduğu sanılıyor) kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.Kral, RAB’bin Tapınağı’yla sarayın tırabzanlarını,çalgıcıların lirleriyle çenklerini bu almug kerestesinden yaptırdı. Bugüne dek o kadar almug ağacı ne gelmiş, ne de görülmüştür.
Kral Süleyman Saba Kraliçesi’nin her isteğini, her dileğiniyerine getirdi. Ayrıca ona gönülden kopan birçok armağan verdi.Bundan sonra kraliçe adamlarıyla birlikte oradan ayrılıp kendi ülkesine döndü.

2154998722 a7c1501907 HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 2:BELKIS VE HÜDHÜDÜN HİKAYESİ

* HÜDHÜD’ÜN FİKRİ
Süleyman Aleyhisselam’a hem dünya hem de ahiret saltanatı verilmişti.
Dünyadaki saltanatı, çok zengin oluşu, insanlardan başka cinlere de hükmedişi, hatta hayvanlara bile hakim oluşuydu. Onun yanında kurtlar, kuşlar itaatli birer hizmetçi gibiydiler.Ne emrederse hemen yerine getirirler, ne isterse derhal yaparlardı.
Bir gün bir melek elinde bir bardak su ile geldi ve şöyle dedi:
-Ey insanların ve diğer canlıların sultanı, şu elimdeki suyun adına(ab-ı hayat) denir. Bunu içersen çok uzun ömürlü olacaksın, asırlarca yaşam imkanına kavuşacaksın.Nice kavimler ölecek, yerlerine yenileri gelecek, ama sen hepsinin zamanında da ömür sürecek saltanatta olacaksın.Yeter ki bu sudan iç!
Süleyman Peygamber düşünmeye başladı:
-Ben bu söylediklerini, kuşları toplayıp bir istişare edeyim de sonra kararımı bildireyim, dedi.
Bir gün bütün kuşların hazır bulunduğu bir sahrada durumu anlattı:
-Bana, dedi, bir melek ab-ı hayatı getirdi.İçersem çok uzun zaman yaşayacak, asırlarca saltanat sürecekmişim, ne dersiniz, ab-ı hayattan içeyim mi?
Hepsi de sevinçle cevap verdiler:
-İçiniz efendim, içiniz de, asırlarca muammer olunuz.
Ancak o sırada Hüdhüd kuşu yoktu.Müzakere bittikten sonra, uçarak gelip dağılmak üzere olan kuşların arasına karıştı.Onun yeni gelişini gören Süleyman Aleyhisselm:
-Bakın, dedi, bir kardeşiniz istişarede yokmuş.Bir de Hüdhüd’ün fikrini soralım, belki ufkumuzu genişletecek görüş ileri sürebilir.
Durumu ona da anlattı.Hüdhüd yavaş yavaş konuşurdu.Fakat bu sefer heyecanla ve aceleyle konuşmaya başladı:
-İçmeyiniz efendim, ab-ı hayattan içmeyiniz!
-Neden içmeyeyim, sebebini de söyler misiniz?
-Neden olacak Efendimiz, siz bu sudan içince asırlarca yaşayacaksınız, ama sizin emsal ve akranlarınzı ölmüş, bu alemden göçmüş olacak. Emsal ve akranlarınızın hepsinin de ölümlerinin acısını tadacak, aranızdan ayrılışının ıstırabını duyacaksınız. Sonra yeniden dost ve emsaller edineceksiniz. Onlar da bir müddet sonra ölümü tadacak, aranızdan ayrılacak. Siz, onların da ölümlerinden acı duyacak, üzüntü hissedeceksiniz.Bu nasıl bir hayat ki, daima emsal ve akranlarınız durmadan ölüp gidecek ve siz de durmadan onların ölümlerinin acısını tadacak, hasretini hissedeceksiniz?
Düşünmeye başlayan Süleyman Aleyhisselam dağılmak üzere olan kuşlara sordu:
-Ne dersiniz, kardeşiniz Hüdhüd’ün söylediklerine?
Hep birlikte cevap verdiler:
-İştirak ediyoruz, kardeşimiz Hüdhüd bizden isabetli görüş ileri sürdü.Kararımızı onun işaret ettiği şekilde düzeltmemiz gerekir.
Süleyman Aleyhisselam ab-ı hayat getiren meleğe seslenip kararını bildirdi:
-Ab-ı hayatı içmekten vazgeçtim, herkes gibi zamanı gelince ölmeyi daha hayırlı olarak görüyorum.Az yaşa çok yaşa, akıbet ölüm gelecek başa…Al götür ab-ı hayatını.Herkes gibi sınırlı ömür yeter bana.
Kuşlar uçup dağıldılar.Süleyman Aleyhisselam da oradan ayrılıp köşküne gelirken yolda bir gence rastladı.Gencin derdi büyüktü.Diyordu ki:
-Ey Allah’ın Resulü, dedem çok yaşlandı, ekmeğini yiyemiyor, suyunu içemiyor, hacetini de kendi başına def edemiyor.Aile halkımız ona hizmette kusur etmemek için çırpınıyorsa da, tahammülleri bitti, takatleri tükendi.Ne olur, bir dua et de, derdimize bir çare bulunsun…
Süleyman Aleyhisselam ellerini açıp şöyle dua etti:
-Ya Rab, erzel ömürden sana sığınırım.Bana ve başka bir kuluna erzel ömür verme, ele düşecek hale gelince emanetini kolaylıkla kabz eyle.Bu, yaşamaktan daha güzeldir.
Bu sırada koşa koşa biri gelip gencin kulağına fısıldadı:
-Yaşlı deden Hakkın rahmetine kavuştu.Evden seni istiyorlar…

110920090707523898334 3 HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 2:BELKIS VE HÜDHÜDÜN HİKAYESİ

Belkıs’ın Tahtının Getirilmesi:

Hz. Süleyman kendisini ziyarete gelmekte olan Belkıs ve maiyetinin ulaşmasından önce kraliçenin dillere destan özelliklere sahip meşhur tahtının getirilmesini arzu etti. Allah’ın bir lütfu olarak taht çok kısa bir müddet içinde getirilip Hz. Süleyman (a.s.)’ın yanına kondu (27/Neml, 38-41). Tahtın nasıl geldiği merakını gidermek için bu konuda bazı tarihçi ve müfessirler birbirini tutmayan çok çeşitli ifadeler kullanmışlardır.

Belkıs’ın Hz. Süleyman’a Takdim Ettiği Hediyeler:

Hz. Süleyman’ın, müslüman olmalarını isteyen mektubunu alan Belkıs, durumu maiyetiyle istişâre eder ve neticede, önce Hz. Süleyman (a.s.)’a elçiler ve hediyeler göndermeye, sonra da bizzat ziyaret etmeye karar verir. Ziyaretinden önce gönderdiği hediyeler, bir gerekçe ile redde uğrar. Kendisinin dünya peşinde koşan bir insan değil; hak dini yayma çabasında bir peygamber olduğunu karşı tarafa oldukça sert ve kesin bir ifadeyle bildiren Hz. Süleyman sonuç olarak misafirlerini karşısında bulur.

brides192 HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 2:BELKIS VE HÜDHÜDÜN HİKAYESİ

Hz. Süleyman Belkıs ile Evlendi mi?

Hz. Süleyman’ın Belkıs’ı alıp almadığı da merak konusu olmuş, soruya olumlu ve olumsuz karşılıklar verilmiştir. Rivâyetlerin ekseriyeti evlendiklerini beyan ediyorsa da buna dair Kur’an ve hadislerde hiçbir açıklama yoktur; sıhhatine inanılır bir haber de mevcut değildir.

Ölümü Bildiren “Dâbbetü’l-Arz”:

Yüce Allah “gaybı bilirim” iddiasında bulunan cinlere ve onlarla aynı paralelde hareket etmek için çaba sarfeden kötü ruhlu insanlara ebedî bir ders vermek için Hz. Süleyman’ın ölümünü gizlemiş, onu hayatta sanan cinler uzun bir müddet daha tıpkı sağlığında olduğu gibi ağır işlerde çalışmaya devam etmişler ve akılsızca “zillet verici azap içinde” beklemiş durmuşlardır (34/Sebe’, 14). Cenâb-ı Hakk’ın Hz. Süleyman’ın vefatını asası vâsıtasıyla halka duyurduğu mutlak bir gerçektir. Süleyman (a.s.) irtihal edince, na’şının uzun süre asasına dayanarak ayakta kaldığı anlaşılmaktadır. Hz. Süleyman’ın ölümünü anlamadıkları için hayatında olduğu gibi, yorucu işlere Onun ölümünden sonra da bir süre daha devam etmişlerdi. O halde gaybı ancak Allah bilir.

SEBE HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 2:BELKIS VE HÜDHÜDÜN HİKAYESİ

Hz. Süleyman’ın hayatını ve kıssasını özetlersek;

Dâvud Peygamber’in oğlu olan Süleyman (a.s.) dillere destan ve darb-ı mesellere konu olan muazzam bir saltanatın sahibidir. Kur’an, kendine verilen hârikulâde nimet ve hasletlerden bazısını zikreder. Hz. Peygamber’in hadislerinde de “Süleyman” ismine oldukça sık rastlanır. Kuş dilini bilen Hz. Süleyman’a maddî ve mânevî sahada büyük bir tasarruf gücü verilmişti. İstediği takdirde rüzgâr kendisini çok kısa bir müddet zarfında “bir aylık” mesafeye götürür; şeytanlar kendisine muazzam kap kacak, çanak çömlek gibi mutfak eşyaları yanınde devâsâ binalar inşâ ederlerdi. Tarihte ilk kez bakır madeninin kendisine Yüce Allah’ın kudreti eseri “su gibi” akıtıldığı Süleyman (a.s.) bu sâyede de son derece dayanıklı malzeme ve evlere, muhtemelen ordusunun ihtiyacı olan silâhlara, harp araç ve gereçlerine, kışlalar ve kervansaraylara sahip olmuştur.

Sağlığında halk içinde cereyan eden hâdiselerde hakem, dâvâlarda yargıç vazifesi gören Hz. Süleyman, son derece isabetli sonuçlara varmış ve hatta bu konuda babası Hz. Dâvud’u geçmiştir. Kur’an onun bu durumuna kısaca temas eder, hadisler de izah eder.

images12 HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 2:BELKIS VE HÜDHÜDÜN HİKAYESİ

Mevki sahibi olan ve nimet içinde yüzen herkes için olduğu gibi Hz. Süleyman için de sağlığında sayıları oldukça kabarık bir gayr-ı memnunlar zümresi türemiş ve şeytan ruhlu bu adamlarla İblis ve avanesinin iş birliği sonucu, iktidarı aleyhine hayli kesif bir propaganda ve yıkım faâliyeti sürdürülmüş, bunların bir sonucu olarak Hz. Süleyman bir müddet tahtından ayrı kalmış veya güç ve nüfuzunu yitirmiştir.

Hüdhüdün haberi sonucu Yemen ülkesinin kraliçesi Belkıs ile irtibat kuran Hz. Süleyman (a.s.) önce mektup yazmış, sonra da ziyaretine gelen bu kadının ziyaretinden önce tahtını da getirmiş, gördüğü manzaradan hayretler içinde kalan kraliçenin maiyeti ile birlikte Allah’a teslimiyetine vesile olmuştur. Cenâb-ı Hakk’ın “ağaç kurdu” ile ölümünü insanlara ve cinlere bildirdiği Hz. Süleyman elli küsur yıl ömür sürdükten sonra Kudüs’te bu fâni âleme vedâ etmiştir. Görkemli saltanatın yerinde sahibinin ölümünü müteâkip yeller esmiş; ondan bize, dünyaya karşı zühdü öğütleyen birkaç cümle ve atasözü miras kalmıştır. Bir örnek verelim:

“Seyr etti havâ üzre derler taht-ı Süleyman,
Ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde!”

Hz. Süleyman’ın Kur’an ve hadiste çok muhtasar anlatılan bazı halleri ve buna bağlı olan diğer şeyler, meraklı yazarlarca, rivâyetlerin kaynağına bakılmaksızın zenginleştirilmiş ve bu iş yapılırken de kritik bir zihniyete sahip olunmadığı için onun özellikle yüzüğü (mührü), havaî seyahatleri, hanımları, atları, emrine âmâde cinler ve şeytanlar, Belkıs’ın ziyareti, ihtişamı ve ölümü gibi konularda anlamsız, gereksiz, mantık dışı, geniş ölçüde hayal mahsulü olan bilgilere, isrâilî haberlere, efsânelere yer verilmiştir. Bunlar onu gerçek bir kral ve Allah elçisi değil; destanî bir hüviyete büründürmüştür. Hz. Süleyman’ı anlatan eski tefsir ve tarih kitaplarındaki bilgilerin büyük çoğunluğu, gerçekle irtibatlı değildir; Hz. Süleyman hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin bunu göz önünde bulundurmaları faydalı olur. (1)

http://yukarikayalar.wordpress.com/

http://www.salihbicakci.com

12 Yorum “HZ.SÜLEYMAN(A.S.)-2:BELKIS VE HÜDHÜD’ÜN HİKAYESİ”

  • deniz cansu diyor ki:

    TÜLN ABLACIĞIM YİNE CUMA GÜNÜ HZ SÜLEYMAN PEYGAMBERİN HAYATINA DEVAM ETMİŞSİN. HZ YUSUF VE ZÜLEYHA’YI (BAZI YERLERDE ZELİHE DİYE GEÇER.) BİLİRDİMDE  HZ SÜLEYMAN İLE BELKIS’I BİLMEZDİM. GERÇİ EVLENİP EVLENMEDİKLERİ MEÇHULMÜŞ AMA. ALLH SENDEN RAZI OLSUN SENİN SAYENDE BİLMEDİĞİM BİR ŞEY DAHA ÖĞRENDİM CANIM ABLAM. SENİ ÇOOOOOOOOOK SEVİYORUMMMM.

  • deniz cansu diyor ki:

    PARDAN  HZ ZÜLEYHA BAZI YERLERDE ZELİHA DİYE GEÇER YANLIŞLIKLA ZELİHE YAZMIŞIM.

  • yumaksepeti diyor ki:

    Denizcim ben bu yazı dizisini hazırlarken inan aklımda hep sen oluyorsun, bakalım kardeşim beğenecek mi diye. Çünkü sen peygamberler tarihini çok seviyorsun gördüğüm kadarı ile. Gerçektende onların ibretlik hayatları sevilmeyecek gibi değil,Ben de seni çok seviyorum Rabbime emanet….

  • cansel diyor ki:

    çok kötü aradığım ödevi bulamadım ya sıfır aldım

  • cansel diyor ki:

    dersler zor ama çalısınca kolay xd.

  • cansel diyor ki:

    siz hep malmısınız
    ??? XDXDXDXDxxdd

  • Deniz Cansu diyor ki:

    cansel hanım pardon kime(mal) diyorsunuz ?anlamadım da. merakımı bağışlayın.

  • yumak sepeti diyor ki:

    şeytan cennete yılanın dilindeki zehir olarak girmiş derler. O dildeki zehirde güzelim yılanı ayaksız ve tüysüz kıldı. aşağıların aşağısına yuvarladı.İnsanı da kendine düşman etti. Ah şu dilimizin ucundaki zehir olmasa ne kadar yüceliriz değilmi Denizcim,ablasının güzeli.sen üzülme ,eden kendine eder..sizleri çok seviyorum..Rabbime emanet….

  • Deniz Cansu diyor ki:

    HAKLISIN CANIM ABLAM EDEN KENDİNE EDER. BENDE SENİ VE DİİĞER ABLALARIMI ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM. RABBİME EMANET OL.

  • Yasin diyor ki:

    Allah yazıyı hazırlayandan razı olsun. Çok güzel hazırlamış. Bir kaç tavsiyem olacak yalnız. Resimlerin ne olduğunu altlarına kısaca not ederseniz güzel olur bence. En önemlisi de şu yazıya yakışmayan yorumları silmeniz. Allah hayrınızı kabul etsin.

  • ekrem demir diyor ki:

    bu yazıyı hazırlayanın eline gönlüne saglık rabbim keske dedigi tüm güzellikleri ona versin
     kac gündür bü bu yazıyı arıyorum hic bir sitede bulamadım hep kafamı kurcalayıp duruyodu biliyodum ama büyüklerimizden duyduklarımız kadar
     yanlız anlamdıgım bisey daha var sultan süleymanı ben 400 yıl yasamıs diye biliyodum sizde 50 yıl yasamıs diye yazmıssınız bunun dogrusu nedir
           tesekkür ederim

  • Süheyla diyor ki:

    Ya Performans ödevi lütfen birisi HZ. Süleyman’ın Cinlerinin Belkısa Saray yaptırtmasını söylesin :( lütfennn :(

Yorum Yaz

Arşivler
Giriş