PostHeaderIcon HZ.İSMAİL (A.S.)’IN HAYATI VE HİKAYESİ

a HZ.İSMAİL (A.S.)IN HAYATI VE HİKAYESİ

Hayırlı Cumalar arkadaşlar. Güzel ve bereketli bir cuma günündeyiz. Bursa’da yağmur yağıyor şu anda ve her yer bereketleniyor. Her işimiz hayırlı,güzel ve kolaycacık hallolur veYüce Allah dualarımızı ve gönlümüzün muradlarını kabul eder inşaallah.
Cuma günü Dini Hikayeler ve Bilgiler günüm biliyorsunuz. PeygamberleR Tarihi serimze devam ediyorum. Araştırırken kendim de çok güzel şeyler öğreniyorum çok şükür. Peygamber efendimiz (S.A.V)”Ben iki kurbanlık babanın oğluyum” demiş.Bu kişilerden ilki Hz.İsmail A.S. dır. İşte bu güzel peygamberin güzeller güzeli hayat hikayesi..Hepsine salat ve selam olsun….

Mısır’da huzur bulamayan Hz. İbrahim oradan ayrılıp yeniden Şam’a dönmüştü. Şeb denilen yere gelince oraya yerleştiler. Su ihtiyaçlarını gidermek için bir kuyu kazdılar. Kuyunun suyu çeşme gibi akıyordu. Bu sudan kendileri dışında o çevrede bulunan herkesde yararlanıyordu.
Hz. İbrahim, Allahü teâlâdan hayırlı bir çocuk vermesini düemekteydi. Ancak zevcesi Hz. Sare’nin çocuğu olmuyordu. Hz. Sare bu duruma üzülüyor ama elinden de bir şey gelmiyordu. Bu yüzden Hz. İbrahim’e, Hacer’le evlenmesini teklif etti. O günün dünyasında erkeklerin çok kadınla evlenmesi tabi bir olaydı.

anne HZ.İSMAİL (A.S.)IN HAYATI VE HİKAYESİ

Hz. Ibrahim biraz düşündükten sonra bu teklifi reddetti.
- Ey Sare bu işin sonundan endişe ederim. İleride Hacer’i kıskanmandan korkanm. Huzurumuz bozulsun istemiyorum. Ancak Hz. Sare kararlıydı. Hacer’in Hz. İbrahim ile evlenmesi konusunda ısrarcı oldu. Bunun üzerine Hz. İbrahim, Hacer’le evlendi Birbirini kovalayan günler, haftalar, aylar sonra, Hacer, nurtopu gibi bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Adını İsmail koydular.
Önceleri herşey güzel gidiyordu. Ancak Sare’de
kıskançlık başlamıştı. Artık aynı çatı altında yaşamaları
çok zor görünüyordu.
Hz. Ibrahim, ne yapacağını bilmiyordu. Yüce Allah,
Hz. sare’deki bu duyguyu çeşitli hikmetlerle Hz.
İbrahim’e vahyetti.

Onları emin bir bölgeye götürmesini bildirdi. Hacer ilc oğlunu alıp başka bir beldeye götürüp onları oraya yerleştirecekti. Bu yolculukta onlara bir melek rehberlik yapacak, yerleşecekleri yeri onlara gösterecekti.
Hz. İbrahim işe Hacer ile oğlu İsmail’i yanına alarak bir akşam üzeri evden ayrıldı. Gide gide Mekke’ye kadar uzanmışlardı. Bugün zemzem kuyusunun bulundugu yerin çok yakınında konaklamışlardı. Hz. İbrahim bir ağacın dibine çadır kurarak, onları oraya yerleştirdi. Yanlarına bir miktar hurma ve su bıraktıktan sonra, yanlarından ayrılmak için çadırdan dışarı çıktı.
Hacer telaşa düşmüş ağlıyordu.
Safa Merve 8 HZ.İSMAİL (A.S.)IN HAYATI VE HİKAYESİ

Henüz iki yaşındaki oğlu İsmail ile bu ıssız vadide kimselerin olmadığı bu yerde, tek başına kalacakları düşüncesi yüreğini korkuyla kemiriyordu.
- Ey İbrahim bizi ıssız ve sessiz bu vadide bırakıpta nereye gidiyorsun? Sensiz kimsesiz ne yaparız biz burada?
Hz. İbrahim Hacer’i cevaplamıyordu. Hader uzun süre yalvarıp yakardıktan sonra Hz. İbrahim’e şu soruyu sordu.
- Yoksa böyle yapmanı Allah mı emretti? Hz. İbrahim’in cevabı Hacer’i rahatlatmıştı.
- Evet Allah emretti.

- Öyle ise bize Allah kafidir. O bizi korur, sahipsiz bırakmaz.
Hz. Ibrahim bir müddet yol aldı. Hacer onu, uzun süre dalgın gözlerle izleyip durdu. Hz. İbrahim kendini göremeyecekleri bir yere varınca Kâbe yönüne dönüp, Yüce Allah’a duaya başladı.
- Ey Rabbim ben, eşim Hacer ile oglum İsmail’i bu çorak vadiye, namazlarını dosdoğru kılsınlar diye yerleştirdim. Bu bölgeyi afet ve düşmanlardan muhafaza eyle. Emniyetli bir belde kıl. İnsanlarıri gönüllerini buraya meylettir ki gelip yerleşsinler. Eşimle çocuğumun yalnızlıklarını gidersinler,

hz ibrahim HZ.İSMAİL (A.S.)IN HAYATI VE HİKAYESİ

Hz. Hacer ile oğlu Ismail, Mekke vadisinde birlikte yaşıyorlardı. Hz. Hacer çocuğu acıktıkça emziriyor, susadıkça da yanındaki kırbadan su veriyordu. Bir süre şonra suları bitti. Küçük İsmail susuzluktan ağlayıp sızlamaya başlamıştı…
Güneş bütün sıcaklığıyla etrafı yakıp kavuruyor, Hacer ile oğlunun susuzluğunu daha da arttırıyordu. Hacer yürüye yürüye sefa tepesinin bulunduğu yere geldi. Tepeye çıkıp etrafa göz gezdirdi. Etrafta, ne su ne de kimsecikler vardı. Koşarcasına vadiyi aşıp Merve tepesine geldi. Çevreyi kolaçan etmesine rağmen, ne bir damla su izine nede herhangi bir kimseye rastlamıştı.

Su bulurum ümidiyle Sefa ve Merve tepeleri arasında tam yedi kere gidip gelmişti. Merve tepesinde çaresiz bir şekilde soluklanırken, duyduğu ses ile ister istemez sevindi. Aynı sesi ikinci defa duyunca… “Ey ses sahibi sesini duyurdun. Eğer kudretin varsa bize yardım et.” diye haykırıverdi. Bunun üzerine Cebrail aleyhisseläm insan suretinde görünerek, ayağının topuğu ile yeri kazmaya başladı. Kısa sürmediki yerden su fışkırmaya başladı.

zamzamwaterri6 HZ.İSMAİL (A.S.)IN HAYATI VE HİKAYESİ

Hz. Hacer suyu görünce sevincinden yerinde duramadı. Suyun akıp gittiğini görünce, ziyan olmasın diye etrafını çevirip avuç avuç kırbasına dolduruyordu. Bir yandanda su ziyan olmasın diye zcın zem (dur, dur) diye bağırıyordu. Bugün Käbe’de bulunan zemzem kuyusu işte bu sudur.
Susuzluklarını gidermişlerdi. Artık susuzluk dertleride olmayacaktı. Sonraki günlerde Cürhüm kabilesinden bir kaç aile geldiler. Daha önce su bulunmayan bu bölgedeki, kaynagı yani zemzem’i görünce çok şaşırdılar. Suyun başında duran Hz. Hacer’e: “Bizim buraya yerleşmemize izin verirmisin?” diye sordular.
Hz. Hacer kabul etmişti. Böylece ıssız, sessiz vädi kısa zaman sonra şenlenivermişti. Hz. Hacer yalnizlıktan kurtulmuş ve Mekke şehrinin kuruluşu da böylece başlamış oluyordu.
Hz. İbrähim bir zaman sonra, hanıfhı ile oğlunu ziyarete geldi. Onları bereket içinde, şenlenmiş, kalabalıklaşmış bir mekända görünce çok sevindi. .
Yüce Allah’a hamd-ü sena etti.’”

Artık Hz. İbrahim, zaman zaman Mekke’ye geliyor, bir süre oglu ve hanımı ile birlikte kalıyor, sonra da geri dönüyordu.
Yıllar geçmiş İsmail büyüyüp serpilmiş, yakışıklı bir delikanlı olmuştu. Mekke’de sevilen sayılan biriydi. Hz. Ibrahim yine bir gün Mekke’ye gelmişti. O gece uyurken rüyasında bir ses şunları söylemişti:
- Ey İbrahim, Allah oğlun İsmail’i kurban etmeni istiyor.
Hz. İbrahim vücudunun her zerresinde oluşan boncuk boncuk terler arasında korkuyla uyandı. Gördüklerinin gerçek olup olmadığını düşündü. Bu rüya Allah’tanmı idi, yoksa şeytandan mı? Bir türlü karar verememişti.

kabenin eski hali HZ.İSMAİL (A.S.)IN HAYATI VE HİKAYESİ

Ancak içine şüphe düşmüştü. Ertesi gün aynı rüyayı bir defa daha görmüştü. Bu defa rüyanın Allah’tan olduğuna kanaat getirmeye başlamıştı. Üçüncü günde aynı rüyayı görünce artık kalbinde en ufak bir şüphe dahi kalmamıştı. Bu kesin bir emirdi. Ve oldukça büyük bir imtihandı. Yüce Allah; İbrahim’i kendine “Halil” yani; dost seçmişti. Şimdi de onun bu dostluğa layık olup olmadığını imtihan etmek istiyordu. Yüce Allah, onu sevdiği, en kıymetli varlığı olan oğlu ile imtihan edecekti.
Bu meseleyi oğluna nasıl açıklayacaktı. Acaba oğlu ile hanımı bu durumu nasıl karşılayacaktı. İtaat ederlerse problem olmayacaktı. Ya itiraz ederlerse ne olacaktı.

O vakit Yüce Allah’ın azabından kurtulamazlardı. Bu imtihan yalnız Hz. İbrahim için değil, oğlu ve hanımı içinde geçerliydi. Biri Allah yolunda canını feda edecek, digeri ise biricik oğlunu.
Baba oğul sık sık daga odun kesmeye giderlerdi. Yine
bir sabah, Hz. İbrahim oğluna ip ve bıçak almasını,
birlikte oduna gideceklerini söyledi. Baba oğul
yanlarına ip bıçak ve balta alarak yola koyuldular. •
Mina mevkiine gelince, Hz. İbrahim gördügü rüyayı
yavaş yavaş ogluna anlatmaya başladı. Allah
tarafından imtihana tabi tutulduklarını anlatmaya ,
çalışıyordu. Hz. İsmail’de babasının anlattıklarından
sonra, en ufak bir korku ve telaş, olmamıştı.
Hayatı veren Allah değilmiydi? Sahibi O olduğuna
göre yine O alacaktı. Ama erken, ama geç. Üstelik
bundan daha şerefli bir ölüm olabilirmiydi?

krbmny HZ.İSMAİL (A.S.)IN HAYATI VE HİKAYESİ

Hz. İsmail tam bir teslimiyet ve tevekkül içindeydi.
- Babacığım, hiç endişelenme. Her ne ile emrolundu isen onu yap. Allah’ın izni ile beni sabreden biri olarak göreceksin.
Oğlunun bu cevabi; İbrahim aleyhisselämı hem sevindirmiş, hem de duygulandırmıştı. Oğlunu şefkatle süzerken, gözlerinden bir kaç damla yaş akmıştı. Ogluyla gurur duyuyordu. Birden önlerine şeytan çıkmış, babalık şefkatini tahrik ederek, kalbine vesvese vermeye başlamıştı. Şeytan, habire gördüğü rüyanın yalan olduğunu, biricik oğluna kıymaması gerektiğini söyleyip durdu. Ancak Hz. Ismail’de aynen babasının yaptığı gibi, şeytariı taşlamış ve yanından kovmuştu.

539w HZ.İSMAİL (A.S.)IN HAYATI VE HİKAYESİ

Hz. İbrahim oğlunu sağ yanına yatırarak, Yüce Allah’ın emrini yerine getirmeye başladı. Bıçagı görüp acı duymasın diye de gözlerini bağlamıştı.
Hz. İbrahim, İsmail’in boynuna sürmek üzere “Bismillah” deyip bıçağı çekmişti. Bıçağı Hz. İsmail’in boynuna sürünce, bıçak kesmeyiverdi. Çünkü, Allahü teälänın istegi; Hz. İsmail’in kurban edilmesi değildi. Bu olay ile Hz. İbrahim ve ailesinin sadakat ve sabırlarını meleklere ve bütün insanlığa göstermek istiyordu. Bu bir dostluk ve bağlılık sınavı idi. Bıçağın kesmediğini gören Hz. Ismai! babalık şefkatinin ağır geldiği için, babasının bu işi yapmadığını düşünerek, kendisini yüzükoyun yere yatırmasını söyledi. Babasıda öyle yapmıştı.

Ismail’i yüzükoyun yere yatırıp bıçağı yeniden indiriyorken, duyduğu ses ile durmak zorunda kaldı.
- Ey İbrahim, Allah’a ne kadar bağlı bir kul olduğunu
ispatladın. Dur artık İsmail’i kesmene lüzum yok. Hz.
İbrahim başını kaldırıp, sesin geldiği yere yani yukarı
bakınca, elinde kurbanlık bir koc ile Cebrail
aleyhisselâmı gördü.
- Ey Ibrahim bu koç kırk senedir cennette beslenmektedir. Şimdi oglun İsmail’in yerine onu kurban etmen için yeryüzüne gönderildi.
Hz. İbrahim sevinç içinde oğlunun gözlerini çözdükten sonra, koçu alıp kurban etti ve Allahü teâlâya şükretti.

A0012 HZ.İSMAİL (A.S.)IN HAYATI VE HİKAYESİ

O günden itibaren bütün müslümanlar, Hz. İsmail’in kurtuluşunu kutlamak ve Allah’a şükran borçlarını ödemek için, kurban kesmeye başlamışlardı. Kurban kesmek vacib olan bir ibadet olarak kıyamete kadar devam edecektir.
Hz. İsmail gençlik çağına gelince, cürhüm kabilesinden bir kız ile evlendi. Annesi Hacer ise 90 yaşında vefat etmişti. Hz. İbrahim yine bir gün, Mekke’ye geldiğinde, oğlu Hz. İsmail’e ilâhi vahip gereği Kabe’yi yapmaları gereğini anlattı.
Bunun üzerine Hz. İsmail taş getiriyor, babasıda inşaatı yapıyordu. Kabe’nin inşası bittikten sonra bütün müminler, Hz. İbrahim’in imamlığında haccettiler. Böylece Hac mümimlere farz kılındı.

Ancak hidayetten nasibi olmayanlara ise hiç bir söz .
fayda etmiyordu.

Ismail aleyhisselâmın ömrü tevhid mücadelesini
yaymak uğrunda geçti. Hayatında kendisine iman
edenlerin sayısı oldukça çoğalmıştı. Yüz seksen yıllık
ömrünün, sonlarına doğru gözlerine perde inmişti.
Gözlerine perde inen üç peygamberden biriydi. Vefat
ettikten sonra Halilürrahman’da babası İbrahim
aleyhisselâm yanına defnedildi.

“Worl Delice ” den alınmıştır, Alıntı yapmamıza izin verdiği için siteyi hazırlayanlara teşekkürlerimi iletirim…

12 Yorum “HZ.İSMAİL (A.S.)’IN HAYATI VE HİKAYESİ”

  • f.burçin diyor ki:

    ablacım ellerine  sağlık  cok güzel olmuss okudukca okuyasım geldii ….

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    <p>Sağol Burçincim, canım kardeşim..Hz. İbrahim (A.S.) dünyadaki en sevdiği varlığı Yüce Allah için Kurban vemeye hazırdı.İnşallah bizde  şu dünyadaki Kötü huylarımızı ve adetlerimizi Allah için  kurban ederiz. Öpüyorum çok, evdekilere selam…</p>

  • gul diyor ki:

    Sevgılı yumaksepetı gozle gorulur bır ınsan temsılı var demışsınız cok guzel ıfade etmışsınız.zaten bızı bu kadar etkılemesı bundan oluyor.Ne kadar hasretız ınsanlıga ve ınsan olmaya.Copk ısterımkı herkes bu dızıyı seyretsın sızler bızler gıbı etkılensınler. Belkı bıraz ınsanlıktan nasıplenırız.Ama herkes bır olmuyor ıste.Kalpler karamışsa hıcbırsey care olmuyor.Ama sızler gıbı ınsanların var olması benı sevındırıyor.Bu dızıdekı Allahla peygamberı arasındakı dıyalog harıka yansıtılmıs.M.zamanı gercekten yasayarak oynamıs.Cok agır bır gorevı basarıyla gerceklestırmıs.Onların bızlerden haberı yok ama ne cok dua alıyorlar.Mesela bven blgsyrımın ekranına hz yusuf rolundekı bır resmını koydum.Blgsyrı her kapattıgımda Allahım onu hz yusufa,benıde onlara komsu eyle.O bıze boyle guzel duygular yasattı sen onu hıdayetten ayırma dıye dua edıyorum.Ynetmenınede edıyorum bu arada. Cunku her turlu ovguye layık..

  • gul diyor ki:

    Ben sıze yumaksepetı dıyeyım ıznınızle..Sızın duygularınız benı cok mutlu ettı.Dızı bıtelı sızı okuyorum.Epey tanıdın sanırım.Allah ve peygamber sevgısını okadar samımıyetle ıfade edıyorsunuzkı..Sankı hz yusufu ornek almaya calısıyorsunuz degılmı?Hepımız onu ornek alırız ınsalah.Sımdı dıyceksınız peygamberımızı nıye ornek alamadık.Bız cok zayıf ınsanlarız.Bıze muşahhas bır ornek gerekıyor heralde dıye dusunuyorum.Zaten onu ornek alırken peygamberımızıde memnun ederız ınsallah.Sız boyle ıhlasla calıstıkca Allah sızısevdıklerının arasına dahıl etmesını dılerım.

  • gul diyor ki:

    Yukardakı yazımda sızı epey tanıdım sanırım dıycekken n yazılmıs.M.zamanını namaz kılıp kılmadıgını merak etmemın sebebı hep guzel ınsan olsun ıstedıgım ıcın.Boyle guzellıklere sebep oldu kendısıde hep o guzellıklerde kalsın ısterım…Bu kadar guzellık verılmıs bırısının Allaha ıtaat eden bır kul olması cok guzel bır sey..Insanın gozlerı yasarıyor..

  • gul diyor ki:

    Sevgılı yumaksepetı her yoruma cevap verıyorsunuz Allah razı olsun.Cok ıyı bır ınsansınız gercekten..Feyza kardesımızınde ıhlası ve askı cok guzel.Allah daım etsın.Cunku bulmak bır zorluk,onu muhafaza etmek daha bır zorluktur.Kaybetmeyelım ınsallah.Bırbırımıze dua edlım.

  • yumaksepeti diyor ki:

    Merhabalar Gül arkadaşım…Bana içinden geldiği gibi Hitap edebilirsin tabiiki,Ben;senin benden küçük olabileceğini düşündüğüm için “Tülin Abla” diyebiliesin demiştim. Yaşıtsak veya benden büyüksen beni bağışla.Yumak sepeti ismini de çok seviyorum çünkü Her yumak sitedeki bir konu benim için Bu rengarenk yumakları bir sepette yani sitemde topluyorum.Örgü örmeyi ve renkleri çok sevdiğimden bu isim hoşuma gidiyor.

  • yumaksepeti diyor ki:

    Hz. Yusuf ‘u örnek almaya çalışıyorum haklısın. Çünkü Rabbimiz Kuran-ı Kerim’de “O ,ne güzel kuldu.” buyuruyor. Onun tevazuu,sabrı, Allah’a sonsuz bir güvenle bağlanması , Allahtan başkasının önünde eğilmemesi , ama bir köleye de bir Krala da aynı saygı ve insan sevgisi ile yaklaşmasıbeni çok etkiledi. Ben çevremde ağzımdan asla kötü söz çıkmayan , epey hoşgörülü biri olarak tanınırım. Ama bu eleştilecek boyutta olur bazen, hatta bana kızmıyorum diye kızarlar.Karşıdakine sert çıkmadım diye bazıları bana darılırlar .Aslında kızılacak şeye kızarım tabiiki insanız sonuçta ama dışarı yansıtmam.Hani Hz. Yusufta öfkelendiğinde veya gözlerinden yaş aktığında başını eğiyor ama sonra sesini düzeltip ılımlı bir şekilde konuşuyordu ya. işte ben de bunu diziden öncede yapmaya çalışırdım. onun yaptığını görünce diziyi ağlayarak seyrettim hep,diğer hareketlerini dikkatle izlemeye başladım.Öğrenecek ne kadar çok şeyim olduğunu gördüm…

  • yumaksepeti diyor ki:

    Hep şunu düşünmüşümdür Hani Karagöz gibi  Gölge oyunlarında karakterler vardır.Arkadan biri onları oynatır.Seyirci perde arkasını görmez sadece perdedeki iyi oğlanı veya kötü adamı görür. Kötü adama kızınca ağızlarından kötü bir söz çıksa,veya iyi oğlanı övcek şeyler söyleser bu sözler kime ulaşır, Karakterlerden çok arkadaki oynatana gitmez mi?Sonuçta onların karakterlerini tespit eden o. Peki ben kızdığıma kötü söz sarfedersem ,o söz kime gider? Sonuçta onun karekterini tespit eden,kötü bile olmasına rağmen hala yapmasına izin ,hala dünya nimetlerden faydalanmasına izin veren kim?Sonra ona kötü dediğimizde kendimizi yüceltmiş olmazmıyız? Ben bize düşen onu uyarmak ve kötü hareketlerini bırakmasına yardımcı olmak diye düşünüyorum ama tatlılıkla, tatlılıkla olmazsa kesin bir tavırla ama kabalaşmadan. Olmadı bize zararı dokunacaksa,ondan yüz çevirir,uzaklaşırız. Ama onun için de ve Kendimiz İçin de Yüce Allahtan yardım isteriz. Çünkü insanız, kimbilir bizim de kendimizde farketmediğimiz ne olumsuz hareketlerimiz vardır, her an biz de sapabilir,yardım etmeye çalışırken,yardım edilecek hala düşeriz. Allah muhafaza etsin .İŞte ben böyle düşünüyorum arkadaşım ve O güzel insanların hayatlarını va ahlaklarını da öğrenmeye çalışıyorum. Öğrenirken de paylaşmak istiyorum.Sizlerinde düşünve görüşleri benim için çok önemli. Dualarım hep sizinle sevgiler…

  • elif diyor ki:

    tülin abla yine her zamanki gibi harika bilgiler paylaşmışsın, büyüklerimiz hep anlatır, ama  bu hikayeyi bilmeyen bir çok insanı da aydınlatmış  oluyosun abla büyük sevap bence, allah daim etsin allah razı olsun, emeğine ve yüreğine sağlık, yorumlardaki  düşüncelerinide savunuyorum hepimizin onları örnek alması gerekiyo aslında ama…allah bizleri kendi yolundan hiçbir zaman ayırmasın inşallah,  ben bu siteyi gerçekten de çok sevdim yaw:))) tekrar teşekkürler allaha emanet olun…

  • yumaksepeti diyor ki:

    Amin Elifcim. Hepimiz Yüce allahın istediği şekilde temiz bir kalple ,hayatı özümseyerek ve yanımızdaki insanlarında yaşamlarını kolaylaştıracak şekilde yaşayalım inşaallah. Ben de sizleri çok seviyorum. Görüşmek üzere,sevgiler…

  • elif diyor ki:

    amin ablacım rabbim sesimizi duyuyo dualarımızı kabul  edr inşaallah görüşmek üzere iyi akşamlar

Yorum Yaz

Arşivler
Login
Bumerang - Yazarkafe